Hemoroid (Basur-Mayasıl) ve Tedavisi

2008-03-20 15:36:00

HEMOROİD (BASUR-MAYASIL)   Halk arasında basur olarak da bilinen hemoroid; cerrahi polikliniklerinde  en sık görülen hastalıklardan olup, anüs ve rektum hastalıklarının da başında yer alır. Tamamen sağlıklı insanların fizik muayenelerinde her üç kişiden ikisinde hemoroid saptanmıştır. Amerika'da yapılan çalışmalar, tüm Amerika'lıların % 89'unun yaşamlarının bir döneminde hemoroid sorunu yaşadığını göstermiştir. Tarihte Napoleon ve Amerikan başkanı Jimmy Carter hemoroid nedeniyle ameliyat geçirdiği bilinen ünlü kişilerdendir. “Basur” ya da “mayasıl” olarak da bilinen hemoroid; anal kanaldaki yastıkcıkların sarkması ve sıkışarak kanaması ile karakterli yaygın bir hastalıktır. Ana nedeni uzun süreli kabızlıktır. Ayrıca kalıtımsal (ailesel) özellik de taşımaktadır. Esas nedeninin defekasyon (büyük abdest) alışkanlıklarındaki yanlışlar ve ıkınma olduğu düşünülmektedir. Hemoroid hastalarınca sıklıkla ifade edilen yanlışlar: Doğal olmayan zaman ve ritmde kendini defekasyona zorlama Sabah ilk ve doğal efekasyon isteğini geçiştirme Uzun süre ve ıkınarak tam bir boşalmayı zorlama ... olarak sıralanabilir.   Hemoroid;  rektal bölgede, anüs içinde  yer alan hemoroidal  toplardamarların zaman içinde anormal şekilde genişleyip sarkmasıyla oluşur. Hastalar klinikte kaşıntı, ele gelen meme, ağrı ya da kanama yakınmalarıyla karşımıza gelirler. Ne yazık ki hemoroidal hastalık yıllar içinde giderek kötüleşme eğilimindedir; hiçbir zaman daha iyi olmazlar. Bu nedenle, ortaya çıktıkları anda güvenilir, hassas ve etkili bir tedavi yapılmasını önermekteyiz.    Hemoroid internal (iç) ve external (dış) olarak ikiye ayrılmaktadır. Bunlardan iç hemoroid genellikle fazla ağrı ve kaşıntıya neden olmaz. Çok ileri evrelerde olmadıkça sadece aralıklı rektal kanama şeklinde belirti verir. İleri evrelerde makattan dışarı çıkan ve kendiliğinden ya da parmakla normale dönen memeler ortaya çıkabilir. Dış hemoroid ise kendil... Devamı

Türk Kültüründe Nevruz ve Hıdırellez Şenlikleri

2008-03-20 14:26:00
Türk Kültüründe Nevruz ve Hıdırellez Şenlikleri |  görsel 1

  NEVRUZ (YENİ GÜN) BAYRAMI Yüzlerce yıldan beri hiç aksatılmadan ve değiştirilemeden sürdürülen inanışlara bağlı halk takvimi içindeki kutlamaların önemli bir örneği de nevruz adıyla bilinir. Kelime Farsça kökenli olup, "yeni gün" anlamına gelir. Bu terim kış mevsiminin sona erip, yaz mevsiminin gelişini belirtmek için kullanılan, yeni yılı gösteren bir terimdir. Avrupa ve Asya’nın belirli bir coğrafya kuşağında; Çin’de, Hint’te, Orta Asya’da, İran’da, Kafkaslarda, Mezopotamya’da, Türkiye’de, Balkanlarda ve Orta Avrupa ülkelerinde, bu mevsim başı ile ilgili törensel uygulamaların eski tarihlerden beri yapıldığı bilinmektedir. Doğanın yeniden canlanması, sıcaklığın artması, yağmur ve güneşin bereket getirmesi, ürünlerin daha bol alınması düşüncesi, nevruz/yeni gün kavramının bir bayram, bir eğlence ve kutlama, bir barış ve dostluk yaratma, bir gönül alma eylemine dönüşmesine yol açmıştır. Orta Asya, Orta Doğu ve özellikle de Türkiye, nevruzu/yeni günü, insanların birlikte olma, birlikte kutlama, paylaşma, dayanışma, kötülüklerden ve günahlardan arınma vb. düşünceler içinde kutladıklarını görüyoruz. Kibirden, egoizmden, ihanetten, adaletsizlikten, hakaretten, öç almadan uzak kalarak bireyin diğer insanlarla, eşdost ve akrabalarıyla beraber eğlendiği; bereket vaad eden yeni yılın bu ilk gününün yeryüzüne mutluluk, rahmet ve iyilikler getirdiği inanışı içinde sevinçle yaşama arzusunu paylaştığı, birçok yöredeki uygulamalarda görülmektedir.  Nevruz’a hazırlık döneminde önce evin, ambarın, kilerin, deponun, ahırın, ağılın ve diğer barınakların dipten köşeden temizlenmesi, insanların bedenlerini baştan ayağa yıkayıp paklaması gerekir. Havanın 20-21 mart günlerinde daha henüz tam ısınmaması yüzünden, ateş öğesi Nevruz’da önemli bir rol oynar. Ateş bir yanıyla günahlardan temizleyici olduğuna inanılan bir kuvvettir. Bu bakımdan evdeki ocak hiç söndürülmez, alanlarda veya uygun yerlerde ateş yakılır... Devamı

2008 ÖSS Başvuruları ve Yapılan Önemli Değişiklikler

2008-03-20 14:03:00
2008 ÖSS Başvuruları ve Yapılan Önemli Değişiklikler |  görsel 1

  2008 ÖSS BAŞVURULARI   2008 ÖSS başvuruları bugün başladı. Bu gün ortaöğretimlerde öss klavuz kitapcığı ve formlar dağıtılmaya başlandı. formları alan adaylar formları doldurup harçları yatırdıktan sonra dekont form ve varsa diğer belgelerle (diploma sağlık raporu vs.) birlikte tekrar okula internet üzerinden kayıt yapmak için geliyorlar. Formları aldıkları okula gelmelerine gerek yok herhangi bir okuldan form alabilecekleri gibi herhangi bir okulda yine kayıtlarını yapabilecekler. 2008 öss başvuruları 7 mart 2008 17:30 da sona erecek.Bu arada örgün eğitim kurumları lise mezunu veremeyeceği için bu yıl sadece geçmiş yıllarda mezun olan öğrenciler (eski sistemde geçen yıl mezun olamayıp bu yıl mezun olacaklarda bu gruba dahiller. ) sınava girebilecekler. Bu da 2008 öss başvurularında yaklaşık beşyüzbin kişinin bu yıl sınavlardan eksik olduğunu ve şansınızın biraz daha çok olduğu anlamına gelir.   2008 ÖSS’DEKİ DEĞİŞİKLİKLER 2008-Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi (ÖSYS) Kılavuzu’nda da yer alan yeni kurallardan biri “boy ve kilo” ile ilgili. Adayları boy ve kilolarına uygun sıralarda oturtarak sınav sırasında rahat etmelerini amaçlayan Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), adayların bu bilgilerini başvuru formunda belirtmelerini istiyor.Bu yıldan itibaren uygulamaya konulan bir diğer yenilik ise randevu sisteminde. Adaylar önceki yıllardaki gibi bankaya sınav ücretini yatırdıktan ancak 2 gün sonra başvuru randevusu almak yerine artık başvuru randevusundan hemen önce sınav ücretini yatırabilecekler. Böylece ÖSS’ye başvurmak için 2 gün beklemeye gerek kalmayacak. CEP TELEFONUYLA SINAVA GELMEK İPTAL NEDENİ Cep telefonlarıyla ilgili sıkıntı yaşayan ÖSYM, bu yıldan itibaren “kesin çözüm getiren” bir uygulama yapacak. ÖSYM, kılavuza “Cep telefonu yanında olan adaylar 2008-ÖSS’de kesinlikle sınav binalarına alınmayacaklardır” uyarısı koydu. Bundan önce adaylar cep telefonlarını y... Devamı

Kandil Mesajları (En Güzel Kandil Mesajı Örnekleri)

2008-03-19 15:18:00
Kandil Mesajları (En Güzel Kandil Mesajı Örnekleri) |  görsel 1

  Gül sevginin tacıdır, her bahar bir gül taçlanır. O gül ki Muhammet'i hatırlatır. Onu hatırlayana gül koklatır. Gül kokulu sevgi dolu nice kandiller. Güneşi yüreğinde gözleri ufuklarda muhabbet yolcuları arasında cennet hesabı yapmayan cennetlikler arasında olmanın duasıyla hayırlı kandiller.Sen öyle bir insan ol ki akıllar dursun, sen ona buna değil Allah'a kulsun. Ziynetler içinde parlayan bir nursun, senin gibi bir dostun kandili mübarek olsun.Rabbimden çiçek istedik kırları verdi, ağaç istedik ormanları verdi, su istedik denizleri verdi, dost istedik bu numarayı verdi. Kandiliniz mübarek olsun.Fani Dünyanın padişahı değilim. Gönül hırkalarını yamar giyerim. Dostlarla ağlar, dostlarla gülerim. Siz sevdiklerime, iyi kandiller dilerim.Gecenin güzel yüzü yüreğine dokunsun, kabuslar senden uzakta, melekler başucunda olsun, güneş öyle bir gecede doğsun ki Duaların kabul, kandilin mübarek olsun.Gül bahçesine girenler gül olmasa da gül kokarlar, kainatın en güzel gülünün kokusu üzerinizde olsun. Kandiliniz mübarek olsun.Yakınlık ne mekanda ne zamandadır sadece eller yukarı kalktığında aklına gelenler yakın olduklarındır kandiliniz mübarek olsun.İslam'ın nurlu yüzü kalbine dolsun Makamınız cennet Hz. Muhammed komşunuz olsun Günlerinize mutluluk, gönlünüze saadet dolsun Kandiliniz mübarek olsunBazen yenik düştük zamana, esiri olduk anlamsız koşturmaların ve fakat adını yüreğimize yazdığımız dostlarımızı hiç unutmadık. Kandiliniz mübarek olsun.Kalpler vardır sevgiyi paylaşmak için, insanlar vardır dostluğu yaşatmak için kandiller vardır kutlamak ve af dilemek için. Kandiliniz mübarek olsun.Her tomurcuk yeni bir gülün, her gül yeni bir baharın, her kandil yeni rahmetlerin habercisidir. Rahmet ve mağfiret dolu kandil geçirmenizi dileriz.Yağmurun toprağa hayat verdiği gibi dualarında hayat bulacağı bu gecede dua bahçesinde yeşeren fidan olmak dileğiyle kandiliniz mübarek olsun.Semanın kapılarının sonuna kadar açılıp rahmetin sağanak sağanak yağdığı böyle... Devamı

Seyit Onbaşı ve Çanakkale Savaşı

2008-03-14 15:54:00

  SEYİT ALİ ONBAŞI (SEYİT ALİ ÇABUK)   Seyit Onbaşı, 1889 yılının Eylül ayında Havran İlçesi Çamlık (Manastır) köyünde dünyaya geldi. Babasının adı Abdurrahman, annesinin ki Emine idi. Seyit, 1909 yılının Nisan ayı başlarında askere alındı. 1912'de Balkan Savaşları'na katıldı. Savaş bitiğinde terhis edilmedi ve topçu eri olarak Çanakkale Cephesi'nde görev aldı. Çanakkale Savaşları'nda gösterdiği kahramanlıkla adını Türk tarihine yazdırdı. 18 Mart Deniz Savaşı sırasında, Rumeli Mecidiye Tabyası'nda ayakta kalabilen tek top vardı onun da mermi kaldıran vinci bozulmuştu. Seyit Onbaşı büyük bir güçle 215 Okkalık mermiyi üç kez kaldırarak namlunun ucuna sürmüş ve bu kahramanlığı ile Ocean gemisi büyük bir yara almıştı.Seyit Onbaşı 1918 sonbaharında köyüne döndü. sanatı olan ormancılık ve kömürcülüğe devam etti. 1934 tarihinde yürürlüğe konan soyadı yasasıyla "Çabuk" soyadını aldı. 1939 yılında akciğerlerindeki rahatsızlık nedeniyle vefat etti.     SEYİT ALİ ONBAŞI VE ÇANAKKALE SAVAŞI   Çanakkale önlerinde tarihte ender görülen bir muharebe cereyan etmekteydi. Bir yanda dünyanin en gelismis askeri vasitalarina sahip ve sayica çok kalabalik Bati ülkeleri, diger tarafta vatanlarini müdafaa için cepheye kosup; düsmanin topuna, tüfegine iman dolu gögsünü siper eden Mehmedcik... Anadolunun cihangir ruhlu yigitleri, sanli fakat talihsiz devletlerinin elde kalan kismini müdafaa için cansiperane vurusmakta. Düsman zirhlilarinin yagdirdigi güllelere, yaylim atese karsilik vermekte, düsmana adim attirmamaktadir.Her hususu gözönünde bulundurduklarini zanneden ve hesaplarina göre en geç üç günde Çanakkale'yi asacaklarini hesap eden düsmanlar yanildiklarini aci bir sekilde görecek ve zelil bir halde kaçacaklardir Çanakkale önlerinden. Onlar kaçarken, geride Mehmetçiklerin kanlari, canlan pahasina kazanip evlatlarina ithaf ettikleri sanli bir hatira kalacaktir.Çanakkale harbinde tarihlere sanla geçen kahramanlik tablolari çi... Devamı