Ankara'nın Yanı Başında Bir Cennet Karagöl-Çubuk

2008-03-11 15:10:00

  KARAGÖL Karagöl, Çubuk ile Kızılcahamam arasında, Kavak Dağı ile Yıldırım Dağı eteğinde küçük fakat çok derin, krater bir göldür. Gölün çevresi mükemmel bir doğal güzelliğe sahiptir. İlçemize yaklaşık 40 km. uzaklıktadır. Çevresinde spor yapma imkanı vardır. Gölün her iki tarafı yamaçlarla çevrili olup, etrafı çam ve dağ kavağı ile çevrilidir. Göl kenarındaki ormanların içinde kaynak suları vardır. Bu sular çıkış noktasında oldukça soğuktur. Hatta kayaların aralarından çıkan suların suyun son derece soğuk olmasından dolayı Ağustos aylarında dahi donduğu görülür. Ormanlık bölgelerde av hayvanlarına rastlamak mümkündür. Tepelerde yaz aylarında bile kara rastlanır. 1402 yılında yapılan Ankara Savaşı’nda, Osmanlı Padişahı Yıldırım Beyazıt’ın orduları burada iskan etmişler ve su ihtiyaçlarını karşılamışlar. Göl içinde yüzmek oldukça tehlikelidir. Ortasındaki şelalenin etkisiyle boğulanlar olmuştur.   NASIL GİDİLİR? Ankara'ya 68 km uzaklıkta.Çubuk İlçesi sınırlarında bir krater gölüdür Karagöl. Esenboğa Havalimanı yolundan Çubuk'a dönülüp ilçe içinden ve Çubuk II Baraj yolundan devam edilerek Kışlacık Köyü içinden geçilip krater gölünün olduğu alana varılmaktadır. Çubuk'a 28 km mesafede bulunmaktadır. Göl etrafında Kamuya ait çeşitli misafirhaneler ve halka açık bir lokanta bulunmaktadır. Aynı yöreden Muhtar Durali BALCI'nın işlettiği tesis kapalı bir restoran bölümü ve göl etrafında açık alanlardan oluşmaktadır. Tesis 8 kişiyi konaklatabilecek bir dağ evine de sahiptir. Ayrıca kampçılar için göl etrafında çadır kurabilecekleri çokca alan mevcuttur.         Karagöl Yıldırım Dağları üzerinde , çevresi ormanlarla kaplı olan bir krater gölüdür. Göl çevresinde görülmeye değer yaylalar ve doğal alanlar mevcuttur. İşletme sahasında kampçıların çadır kurabilmeleri ve günlük ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için gerekli yardımlar da yapılmaktadır. Karagöl merkezli konaklayan gezginler yakın ... Devamı

1918 Olayları ve Ermeni Yalanlarına Cevap Gibi Bir Olay

2008-03-11 14:52:00

  ERMENİ İDDİALARINA TOKAT GİBİ BİR CEVAP   "YIL 1919 - A.B.D. adına "Ermenistan" sorununu araştırmak üzere General G. Harbord Heyeti Erzurum'a gelerek incelemelerine başlamıştı. Harbord'a, Müdafaa-i Hukuk'un yaptığı bir toplantıda Erzurum'un bir Türk ili olduğu anlatıldı. Belediye Başkanı Zakir Bey, Harbord'a, Gez Mahallesi ve Kavak Mezarlıkları'nı göstererek şu ilginç konuşmayı yaptı: Şu geniş taşlıkları görüyor musun? İşte bunlar Türk mezarlıklarıdır. Şehrin öbür yanlarında da daha bunun on misli mezarlıklarımız var. Simdi iyice bak. Şurada da da etrafı duvarla çevrilmiş küçük bir mezarlık var. O da Ermeni Mezarlığıdır. Şimdi Ermenilerin mi, Türklerin mi daha çok olduğunu anladın mı? Bunlar ölülerini yemediler ya." Bu somut kanıt Harbord'u, diğer açıklamalardan  daha çok etkiledi.  ... Devamı

Çanakkale Şehitlerine - Mehmet Akif Ersoy

2008-03-11 14:40:00

  ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE   Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi? En kesif orduların yükleniyor dördü beşi, Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya. Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı! Nerde -gösterdiği vahşetle- "Bu bir Avrupalı!" Dedirir: Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi, Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!   Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer, Kaynıyor kum gibi... Mahşer mi, hakikat mahşer. Yedi iklimi cihânın duruyor karşısında, Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada! Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk; Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk. Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ... Hani, tâ'ûna da zuldür bu rezil istilâ! Ah, o yirminci asır yok mu, o mahhlûk-i asil, Ne kadar gözdesi mevcud ise, hakkıyle sefil, Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına; Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına. Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz... Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz. Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb, Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb. Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı; Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı; Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin; Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin. Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam, Atılan her lâğamın yaktığı yüzlerce adam. Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkâz-ı beşer... Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak, Boşanır sırtlara, vâdilere, sağnak sağnak. Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller, Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller. Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere, Sürü halinde gezerken sayısız tayyâre. Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler... Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler! Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından; Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman? Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm? Çünkü te'sis-i İlâhî o metin istih... Devamı

İstiklal Marşı'nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy'un Şahsiy

2008-03-11 13:38:00

  İSTİKLÂL MARŞI NASIL KABUL EDİLDİ?   İstiklâl mücâdelesinin en çetin bir safhasında milletin duygularını belirtecek bir "İstiklâl Marşı"nın yazılması istenmiş ve böylece, Maarif Vekâleti tarafından bir müsabaka açılmış ve müsabakada birinciliği kazanacak zâta 500 lira nakdî mükâfat verileceği ilân edilmişti. Yurdun her tarafından 500'den fazla şâir müsabakaya girmişti. Fakat yazılan marşlar, milletin hissiyatına tercüman olacak bir durumda değildi. Mehmet Âkit, marşın mükâfatlı olmasından dolayı müsabakaya katılmamıştı. Zamanın Maarif Vekili Hamdullah Suphi böyle bir marşın ancak, Safahat nâzımı şâir Mehmed Akif tarafından yazılabileceğine inanmış ve 5 Şubat 1337, Milâdî 1921 tarihinde şu mektubu kendisine yazmıştır. "Pek aziz ve muhterem efendim, İstiklâl marşı için açılan müsabakaya iştirak buyurmamaklarındaki sebebin izâlesi için pek çok tedbirler vardır Zât-i üstadânelerinin matlûb şi'iri vücûda getirmeleri maksadın husûli için son çâre olarak kalmıştır. Asl endîşenizin icâbettiği ne varsa hepsini yaparız. Memleketi bu müessir telkin ve tehiç vâsıtalarından mahrum bırakmamanızı rica ve bu vesile ile en derin hürmet ve muhabbeti arz ve tekrar eylerim.'' Bu mektubun yazılmasından bir ay bile geçmeden milletin istediği İstiklâl Marşı yazılmış ve kahraman orduya ithaf olunmuştu. Marş, Maarif Vekili Hamdullah Suphi ve arkadaşları tarafından beğenilmişti. Yalnız bu marşın üstada-ı rencide etmeden Büyük Millet Meclisi'nden nasıl geçirileceği üzerinde düşünülmüştü. Bu sıralarda Maarif Vekâletince seçilen yedi marş da Büyük Millet Meclisi'ne getirilmişti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 1 Mart  1337 (1921) tarihindeki toplantısında kararı, Karesi Meb'usu Basri Çantay, Meclise gelen marşlardan birinin okunması için bir takrir vermişti. Bu takrir Meclis üyelerinin re'yine sunulmuş ve tasvîb olunmuştur. Marşlardan birinin okunması için Meclis Reisi tarafından, Hamdullah Suphi Bey kürsüye davet edilmiş ve e... Devamı

Şeker (Diabet) Hastalığında Beslenme(Güncel Hayattan Örneklerle)

2008-03-06 14:52:00

 ŞEKER HASTASI OLANLAR NASIL BESLENMELİ ? İşte Şeker(Diyabet) Hastaları İçin Altın Öğütler:Ne demiş hipokrat; "Yedikleriniz ilacınız, ilacınız yedikleriniz olsun..." Kan şekeri kontrolü diyabette öncelikli hedef. Kan şekerinin normale yakın olması kalp, inme, böbrek gibi diyabetle ilişkili komplikasyonlarının gelişme riskini azaltabiliyorBir süredir 'Diyabetik Diyet' yerine 'Diyabette Tıbbi Beslenme Tedavisi' nin kullanılması gerektiği ayrıca diyabetli bireylerin dengeli bir öğün planı içinde yer alan karbonhidratı şeker içeren bir besinle yer değiştirerek kullanabileceği biliniyor. Peki nasıl beslenmeliyiz?Diyetisyenler bakın neler öneriyor?1) "Tıbbi Beslenme Tedavisi"nde olduğunuzun bilincinde olun ve asla öğün atlamayın. Düzenli saatlerde yemek yemek, kan glikoz seviyesini olumlu etkiler.2) Ideal kilonuza ulaşın: Kilolu olma nedeniyle, kan şekeri, tansiyon ve kolesterol seviyeleri çok daha zor kontrol altına alınır. Kilodaki %5-10'luk değişmelerden olumlu etki başlar.3) Posalı ve tam tahıllı besinler tüketin: Tam tahıllı ekmekler, gevrekler, kepekli makarnalar, yulaf, kurubaklagiller gibi besinler tercih edilmelidir.4) Daha fazla sebze, meyve ve kurubaklagillerden tüketin: Meyve suyu, posasını kaybettiği için kan şekerini hızlı yükseltebilir. Bu nedenle diyabette kullanımı önerilmez. Kurubaklagiller: Posa içeriği yüksek olduğu için beslenmede yer verilmelidir.5) Daha az yağ tüketin: Yüksek enerji içerirler ve özellikle doymuş yağlar kolesterolü yükseltir. Bu nedenle doymuş yağları yüksek içeren, yağlı etlerin, tereyağlı kek, kurabiye, börek, cips, çikolata, kek ve bisküvilerin, ayrıca tam yağlı süt ürünlerinin (süt-yoğurt-peynir vb.) oldukça sınırlı tüketilmesi gereklidir.YAĞ ALIMINI AZALTMAK İÇİNIzgara yapma, fırında, mikr... Devamı