Migren (Baş ağrınız yoksa migrenden mi kaynaklanıyor?)

2008-04-04 10:10:00

 

                                                            MİGREN

 

Hemen herkes yaşamı boyunca en az bir kez baş ağrısı geçirir. Ancak migren baş ağrısının ötesinde bir durumdur. Baş ağrısı ve eşlik eden belirtiler, migrenli kişinin yaşantısını her zamanki gibi sürdürmesini engeller ve belirgin bir işgörmezliğe yol açar.

Hastalar tekrarlayıcı özellikli bu ataklar sırasında sessiz ve karanlık bir odada dinlenmek isterler. Migren baş ağrısı genellikle 24 saat içinde geçer, ancak 3 gün kadar uzun sürebilir.

Baş ağrısı geçtikten sonra oluşabilen yorgunluk hali hastanın normale dönmesini 1 gün daha geciktirebilir.

Kısa bir tanımla migren, tekrarlayıcı baş ağrısı atakları ve buna eşlik eden kusma, bulantı gibi başka belirtilerle kendini gösteren, sık rastlanan, kronik ve işgörmezlik yaratan nörolojik bir hastalıktır.

Migrenin Tipleri Nelerdir?

Migren genel olarak iki ana tipe ayrılır: Auralı ve aurasız migren.

Auralı(Klasik) migren hastalarında baş ağrısı döneminden önce ortaya çıkan ya da ona eşlik eden, genellikle 1saatten kısa süren bir dönemdir.

Klasik migren tipinde, başağrısından.uya­rıcı belirtiler vardır. Başağrısı başlamadan saat­ler önce kendinizi enerji dolu, susamış, tatlıya karşı müthiş iştahlı, uykulu, tedirgin veya depresif hissedebilirsiniz. Ağrı başlamadan yaklaşık 20 dakika önce parlak ışık, zikzak çizgiler, yavaş yavaş yayılan kör noktalar görmek, baş dön­mesi veya vücudun bir yanında uyuşukluk his­setmek gibi nörolojik belirtiler baş gösterir. Baş ağrısından önce ortaya çıkan belirtilere aura denir.

Hastaların %70'inde aurasız migren bulunmaktadır. Aurasız(Basit) migrenin tipik uyarıcı belirtileri yoktur. Birkaç dakika veya daha uzun bir süre içinde tüm yoğunluğuyla ortaya çıkar

Migren atakları nasıl oluşur?

Migren oluşumundaki kilit nokta beyindeki kan akımı değişiklikleridir. Sinir sistemi tetikleyici faktöre tepki olarak beyni besleyen damarlarda spazm (kasılma) oluşturmakta, bu spazm sonucunda beyne giden kan azalmakta ve bazı damarlar doğan oksijen gereksinimini gidermek için genişlemektedir. Kan damarlarının bu şekilde genişlemesi ağrıya neden olmaktadır.

Tetikleyici faktörler arasında stres, kızgınlık, çeşitli kokular, sigara dumanı, iklim değişiklikleri, adet dönemi, doğum kontrol hapları ve başka bazı ilaçlar, uyku düzensizlikleri, açlık, bazı gıdalar ve yoğun aktivite yer almaktadır.

Migrenin belirtileri nelerdir?

-Migren atağı sırasında genellikle zonklayıcı tarzda, aktivitelerle şiddetlenen, orta şiddette ya da şiddetli, tek taraflı olabilen baş ağrısı

-iştahsızlık; halsizlik; ışık, ses, kokudan rahatsız olma;

-bulantı ve kusma görülebilir. –

-Bazı hastalarda ağrısından önce aura belirtileri görülür.

Migren atakları ne sıklıkta ve şiddette oluşur?

Migren atakları ortalama olarak yılda kez oluşmaktadır. Ancak bazı kişilerde her hafta atak oluşabilmektedir. Ataklar genellikle 55 yaşından sonra seyrekleşir.

Hastaların üçte ikisi ataklar ya da çok şiddetli olduğunu getirmektedir.

Migreni tetikleyen faktörler nelerdir?

  • Yiyecekler:Eski peynir, çerez, çikolata, yoğurt, soğan, incir, karaciğer, kafeinli yiyecekler, monosodyum glutamat (MSG), tütsülenmiş (füme) ya da salamura balık/et, koruyucu madde olarak nitrat/nitrit eklenmiş gıdalar (sosisli sandviç, sucuk, salam)
  • İçecekler:Kahve, çay, kafeinli meşrubatlar, diyet soda, alkollü içkiler (özelikle kırmızı şarap, bira, viski)
  • Katkı maddeleri:Sodyum nitrit (sosisli sandviç, işlenmiş etler), monosodyum glutamat (MSG) (Çin yemekleri ve birçok restoran yemekleri), aspartam (sakızlar, diyet içecekler, et, süt, yumurta ve birçok protein içeren besinde aspartam vardır), tiramin (eski peynir, kırmızı şarap, bakla, salamura edilmiş veya işlenmiş yiyecekler), fenolik flavonoidler (elma, kabuksuz meyvalar, üzüm)
  • İlaçlar:Antibiyotikler (tetrasiklin, griseofulvin), antihipertansifler (nifedipin, kaptopril), hormonlar (oral kontraseptifler, östrojenler), histamin-2 blokerleri (simetidin, ranitidin), vazodilatörler (nitrogliserin, izosorbid dinitrat)
  • Duyusal ve Duygusal Uyaranlar:Titreşen/ parlak/ fluoresan ışıklar, parlak gün ışığı, kokular (parfüm, kimyasal maddeler, sigara), endişe, aşırı üzülmek veya aşırı sevinmek, depresyon, aşırı heyecan, stresten veya baskıdan kurtulma
  • Yaşam Tarzı Değişiklikleri: Zaman farkı, çok fazla ya da az uyumak, aç kalmak, kafeinsiz kalmak, aşırı egzersiz yapma, fiziksel veya zihinsel yorgunluk, öne eğilmek (örn. bahçe işleri yaparken), ağırlık kaldırmak veya zorlanmak, rutin yaşam biçiminde değişiklik (örn. vardiya çalışması veya tatiller), çok fazla veya çok az uyku, alerji, cinsel yönden uyarılma, sigara.
  • Diğerleri: Adet dönemi, hava/ mevsim/ barometrik basınç değişiklikleri, deniz seviyesinden çok yukarıda bulunmak
  • Migreninizi hangi faktörlerin tetiklediğini bilmeniz önemlidir. Bunun için atak geldiği sırada neler yiyip içtiğinizi düşünebilirsiniz. Bunun için bir migren günlüğü tutmak uygun olabilir.
  • Bu günlükte, "Olası tetikleyiciler" kısmına en son aktivitelerinizi, diyet, stres ve ilaçları yazın. Bunlar sizin neyin migrene yol açtığını anlamanıza yardım edecektir. Böylece hem nelerden uzak durmanız gerektiğini görür, hem de bu günlüğü doktorunuza gösterebilirsiniz.

Migren, hastaların yaşamlarını nasıl etkiler?

Migren, hastaların diğer insan ilişkilerini etkileyebilir,sosyal yaşamlarını kısıtlayabilir ve meslek hayatlarını olumsuz etkileyebilir. Hastaların çoğu migrenin normal fonksiyonlarını engellediğini, hastaların üçte biri ise migren atağı sırasında yatmak zorunda kaldıklarını belirtmektedirler.

Migren hastalarını ancak %10'dan azı işlerine normal şekilde devam edebildiklerini ifade etmektedir.

Migrene nasıl tanı konur?

Migrene tanı koymanın ilk basamağı sorunun tanımlanmasıdır. Hekimin baş ağrısıyla ilgili olarak soracağı soruların doğru şekilde yanıtlanması çok önem taşır.

Doktora vereceğiniz bilgiler arasında baş ağrısının ortaya çıktığı zaman, ağrının yeri, şiddeti, özellikleri, süresi, oluşma sıklığı ve zamanları, eşlik eden belirtiler ve tetikleyici faktörler yer alır.

Doktorunuza migren ataklarınızı ve özelliklerini kaydettiğiniz baş ağrısı güncesiyle başvurmanız çok yararlı olacaktır. Migren günceleri tanı konmasına ve tetikleyici faktörlerin saptanmasına yardımcı olur.

Migren diğer baş ağrılarından nasıl ayırt edilir?

Baş ağrısı bir çok nedene bağlı olarak oluşabilir ve genel olarak altta yatan başka bir hastalığın bulunup bulunmamasına göre iki ana gruba ayrılır.

Altta başka bir neden bulunmayan baş ağrıları primer olarak adlandırılır ve bu grupta migren ile gerilim baş ağrısı yer alır.

Altta başka bir hastalık bulunan baş ağrılarına ise sekonder baş ağrıları denir ve bunlara yol açan nedenler sinüzit, menenjit gibi enfeksiyon hastalıkları, damar hastalıkları, metabolizma hastalıkları bulunur.

Migrenli hastaların muayenesinde bir sorun tespit edilmez ve tanı konmasını sağlayacak bir test yoktur. Ancak çok çeşitli nedenlerle olabilen farklı baş ağrılarını elemek için çeşitli tetkikler yapılabilir.

MİGREN NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Migren, tedaviyle kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Tedavi migren atağı sırasında uygulanan akut tedavi ve koruyucu tedavi olarak ikiye ayrılır. Atakları sık oluşan hastalara akut tedavinin yanı sıra atak sıklığını azaltmak ve tedavinin daha etkin olmasını sağlamak için koruyucu tedavi de uygulanır.

Etkin migren tedavisinde öncelikle doğru tanı konması gerekir.Çünkü tedaviden önce tanıdan mutlaka emin olunmalıdır. Belirli bir migren ilacı, migren taklidi olan bir hastada yararsız olacaktır, hatta tehlikeli de olabilir.

İlaç tedavisi dışındaki tedavi yaklaşmaları arasında gevşeme, "biofeedback" ve düzenli bir yaşam sürme, yeterli uyku alma, egzersiz yapma ve sigara (ve dumanı) gibi tütünlü maddeleri bırakma/uzak durma gibi tetikleyici faktörleri bulunan hastaların bunlardan kaçınmaya çalışması ve yaşam standardını geliştirmesi gibi girişimler yer alır. Bunlar önemli olsa da asıl tedavi ilaçlardan oluşur. Seçilecek ilaç, baş ağrısı ataklarının şiddeti ve sıklığına, ilişkili belirtilerin durumuna, diğer hastalıklarının varlığına ve daha önceki tedavilere cevap şekline göre belirlenir. Baş ağrısının şiddetlenmesini önleyebilmek ve tedavinin etkinliğini artırabilmek için ilacın baş ağrısı başlangıcında mümkün olduğunca erken alınması gereklidir.

Son yıllarda akut migren ataklarında kullanılan yeni ilaçların keşfedilmesi bir çığır açmış ve migren ataklarının modern şekilde tedavisi mümkün olmuştur.

Migren Tedavisinde Kullanılan İlaçlardan bazıları şunlardır:

-Basit ve Kombinasyon Şeklinde Analjezikler ve NSAID'ler: Hafif-orta şiddetli baş ağrıları olan hastalara basit analjezikler önerilir. Pek çok kişinin bağ ağrısı tek başına veya kafein ile kombine aspirin veya asetaminofen (parasetamol) gibi basit bir analjezikle rahatlayabilir.

-Triptanlar: Migren baş ağrılarının tedavisinde hem güvenli hem de etkindir. İlk seçenek olarak uygun ilaçlardır. Orta- şiddetli migren atağı geçiren hastalarda uygulanabilir. Analjezikler yeterince denenmiş ve uygun cevap alınamamışsa triptanlar ile tedavi başlanması mümkün olabilir.

NOT:İlaçlar Mutlaka Doktor Kontrolünde Kullanılmalıdır.

Migren Tedavisinde Aspirin’in yeri ;

Tüm dünyada önemli ekonomik kayıplara neden olan migren hastalığının tedavisi ile ilgili önemli bir araştırma 13. Uluslararası Başağrısı Kongresi’nde gün ışığına çıktı. Alman Essen Üniversitesi Nöroloji Bölümü Başhekimi Prof. Hans Christoph Diener’ın gerçekleştirdiği klinik araştırmalara göre 1000 miligram yani 2 tablet Aspirin migren ağrılarını dindiriyor. Prof. Dr. Diener, Aspirin’in etken maddesi asetilsalisilik asidin’in (ASA) migren ataklarına karşı mücadelede triptan grubu ilaçlardan sumatriptan kadar etkili olduğunu ve alındıktan 2 saat sonra etkisini gösterdiğini açıkladı. Prof. Dr. Diener’ın gerçekleştirdiği araştırma sonuçlarına göre sese ve ışığa karşı hassasiyet ve bulantı gibi migrene eşlik eden semptomların hafifletilmesinde de ASA etkili olabiliyor.
100 yılı aşkın süredir tıp dünyasının hizmetinde olan Aspirin® daha az yan etkisi olması ve ekonomik oluşuyla da migren tedavisinde öne çıkıyor. Essen Üniversitesi’nde çalışmalarını sürdüren Prof. Dr. Diener, damar hastalıkları olan ve bu hastalıkla bağlantılı risk faktörlerini taşıyan hastaların özellikle, ASA’dan dolayı önemli bir avantaja sahip olduklarını, triptanların bu gibi durumlarda kullanılmaması gerektiğini belirtiyor. Prof. Dr. Diener, Aspirin’in migrenin tedavisinde hastaların güvenle kullanabilecekleri etkili bir ilaç olduğunu belirtiyor

 

Editörün Önerisi:

Migren tanısını mutlaka doktor koymalıdır. Yakınlarınızın söylemesi ile migren hastası olduğunuza inanmayın.
Haftada iki kereden fazla baş ağrısı için ilaç kullanmayın. Ağrı kesicilerin sorunsuz kullanımı ile kimi ilaç böbreğinizi kimisi de karaciğerinizi tedavisi olanaksız şekilde hastalandırabilir.

 

Kaynak:

www.migren.net

www.haber7.com

www.safiyebilgin.com(Prof.Dr)

 

Sayfalarından derlenmiş olup, ayrıntılı bilgi için yukarıdaki adresleri ziyaret edebilirsiniz.

300
0
0
Yorum Yaz