Epilepsi Hastası Meslek Seçimine Dikkat Etmelidir!

2008-07-02 11:39:00



           EPİLEPSİ NEDİR?

 

Bu hastalık bütün toplumlarda ortalama olarak her yüz kişiden 1'inde görülebiliyor. Sanılanın aksine psikiyatrik bir hastalık değildir.Fakat pek çok tarihi ve ünlü kişiler arasında da rastlanıyor

Epilepsi hastalığı bütün toplumlarda ortalama olarak her yüz kişiden 1'inde görülebiliyor. Sanılanın aksine psikiyatrik bir hastalık olmayan epilepsiye, pek çok tarihi ve ünlü kişiler arasında da rastlanıyor. Peki epilepsi hastalığı nasıl ortaya çıkıyor? Tedavi seçenekleri neler?... İşte yanıtlar...

İstanbul Özel Hizmet Hastanesi Nöropsikiyatri Bölümü'nden Prof. Dr. Esat E. Eşkazan'ın verdiği bilgilere göre, epilepsi ya da günlük dilimizdeki deyimle sara, nöbet denilen ve beynimizin kabuk kısmında ya da derininde yerleşmiş bir grup sinir hücresinin (nöronun), eşzamanlı olarak, birden başlayan, gereksiz (anormal), gelip geçici ve aşırı bir etkinliğine (deşarjına) bağlı bir hastalık. Bir süre devam edip geçen ve arada bir tekrarlayan bu aşırı ve gereksiz etkinlikler beynimizin işlevlerinde geçici bozulmalara yol açıyor.

Nöbetler sırasındaki gelip geçici bozukluklar bilinç kaybından iskelet kaslarımızda kasılmalara ya da ani gevşemelere kadar değişik görüntülerle ortaya çıkıyor. Epilepsi hastalığındaki nöbetler beynimizde doğuştan gelen ya da sonradan oluşmuş bir değişiklik sonucu tekrarlama özelliğini taşıyor. Beynimizde böyle bir değişikliği oluşturan doğuştan etkenlerin başında genetik yatkınlık ve beynin gebelikte oluşması sırasında meydana gelmiş gelişimsel anomalileri ve doğum sırasında beynin örselenmesi geliyor. Doğumu izleyerek epilepsiye yol açan nedenler arasında ise menenjit ya da ansefalit gibi geçirilmiş beyin ve zarlarının iltihapları, beyin tümörlerinin gelişmesi, başa gelen ve beyni zedeleyen şiddetli darbeler ve beyin damar hastalıkları sonucu beyinde oluşan değişiklikler şeklinde sıralanıyor.

 

Epilepsi Hastası Tarihi Kişilikler...

 

Epilepsi nöbetleri olan her yaştan kişilere, bütün toplumlarda, her bin kişiden 7 - 10'unda görülecek şekilde, oldukça yakın oranlarda rastlanıyor. Tarihte epilepsi hastalığı olduğu bilinen ünlü kişiler arasında Jül Sezar, V. Van Gogh, F. Dostoyevski ve Neyzen Tevfik ilk akla ilk gelenler arasında yer alıyor. Bu noktada epilepsinin bir psikiyatrik hastalık olmadığını, epilepsili kişilerin çoğunun toplumdaki görevlerini yerine getirebilen kimseler olduklarını ve hiç kimsenin epilepsi hastalığı bakımından mutlak anlamda korunmuş sayılamayacağını ve ileri yaşlarda da kişilerde nöbetlerin başlayabildiğini belirtmek gerekiyor.

 

Epilepsi Tanısı Nasıl Konuyor?

 

Özellikle nöbetleri yeni başlamış hastalarda hekim, nöbetin bir epilepsi nöbeti olduğu sonucuna varırsa, seçilecek tedavinin belirlenmesi için bir yandan bunun tipini belirlemeğe çalışırken, bir yandan da nöbetlere yol açan nedeni ortaya çıkarmayı amaçlıyor. Bunun için, başta nöbetlerin ayrıntılı öyküsünün yanı sıra, EEG incelemeleri ve beyindeki dokusal değişikliklerin görüntülemeleri (manyetik rezonans görüntülemesi, MRG gibi) başta olmak üzere bir dizi laboratuar yönteminden yararlanılıyor. Çocuklarda ek olarak bazı metabolizma bozuklukları gibi, beden kimyasında doğuştan gelen ve epilepsi nöbetlerine de yol açabilen yapısal bazı bozuklukların (amino asit metabolizma bozukluğu gibi) aranması da gerekebiliyor.

 

Hasta Yakınları Bu Önerilere Kulak Verin!

 

Nöbetlerin bir kısmında bazı hastalar, nöbetin geleceğini nöbetten çok kısa bir zaman önce anlayarak kendinlerine güvenli bir pozisyon yaratabiliyor. Büyük nöbetlerin çoğunda ise, hasta birden bilincini kaybederek olduğu yere sakınmadan düşüyor. Yaralanmalar ve yanıklar daha çok bu tür nöbetlerde oluşuyor. Bilincin kaybolduğu bu nöbetlerde hastaya yapılacak yardımın amacının hastayı korumak olması gerekiyor. Büyük nöbetin başında hastaya ulaşılabilirse düzgün bir yere yatırılarak, başının kasılmalar sırasında sert ve sivri eşyaya çarparak yaralanması önlenmek yeterli oluyor. Kasılmaları engellemeye çalışmak ve bu sırada ağzını sert cisimle açmaya çalışmak da hastaya zarar verebiliyor.

Ayrıca, dilin geriye kayarak soluk borusunu kapamaması için kasılmalar bitip solunumu başladığında hastanın bedeni ile birlikte başı hafifçe yana çevrilerek nöbetinin geçmesi beklenebilir. Bu dönemde sanılanın aksine hastaya soğan koklatmak, yüzüne kolonya sürmek gibi uygulamaların bir yararı olmuyor; kolonyadaki alkolün göze kaçarak zarar verme tehlikesi de olduğu belirtiliyor. Henüz yutma refleksleri de normale dönmediğinden, hastaya su içirmeğe de çalışılması gerekiyor.

Büyük nöbetin sonlanmasının ardından bilincin ve reflekslerin tamamen normale dönmesi yarım saate kadar uzayabiliyor. Bu dönemde hastanın kendine zarar vermeyecek konumda bulundurulması öneriliyor. Nöbet geçiren bir hastanın, özellikle ilk kez nöbet geçiriyorsa, bir sağlık kuruluşuna götürülmesi gerekiyor. Nöbetleri tedavide olan hastalarda nöbetlerin peş peşe tekrarladığı durumda da hastaneye ulaştırılmasının ve burada tedavisinin zorunlu olduğu vurgulanıyor.

 

Epilepsinin Tedavi Yöntemleri Neler?

 

Epilepsinin tedavisi esas olarak ilaç uygulamasına dayanıyor. Günümüzde bu amaçla kullanılan ve sayıları 20 dolayında farklı kimyasal yapıdaki ilaç hastalığın nedenini ortadan kaldırmasa da nöbetlerin önlenmesini veya sıklığının azaltılmasını sağlıyor. Hastaların büyük bölümünde ilaç tedavisi yaşam boyu sürüyor; fakat, çocukluk çağında başlayan bazı epilepsi nöbetlerinin ergenlik çağında kesilme olasılığının yüksek olduğu belirtiliyor.

İyi huylu olarak nitelenen bu epilepsilerin hekim tarafından belirlenmesi ve hasta ve ailelerine bu olasılığın açıklanması önem taşıyor. Birçok hastada ise günümüz olanakları içinde tedavinin yaşam boyu sürebileceği dikkate alınırsa, her hastaya kesin bir tarih verilmesinin sakıncalı olacağı vurgulanıyor. İlaç tedavisinde ilacın (bazen de ilaçların) çok düzenli kullanılması gerekiyor. Günümüzde kullanılan ilaçlarla hastaların yaklaşık yüzde 70'inde nöbetler kontrol altına alınabiliyor. Hastaların kalan yüzde 30 kadarında ise, her türlü ilaç tedavisine karşın nöbetlerde tam ya da yeterli iyileşme sağlanamıyor. "Tedaviye dirençli epilepsi" olarak tanımlanan bu grubun bir bölümünde cerrahi tedavi olanağı mümkün oluyor.

Ancak, cerrahi tedavi kararı öncesinde çok ayrıntılı EEG, görüntüleme ve psikolojik testlerle bir dizi inceleme yapmak gerekiyor. Fakat, yaklaşık 20 yıldır epilepsi hastalarında dünyada giderek artan sayıda cerrahi tedavi uygulanıyor. Ülkemizde de yaklaşık 10 yıldan beri, başta İstanbul ve Ankara'daki tıp fakültelerinde olmak üzere, belli kamu sağlık kuruluşlarında çağdaş düzeyde epilepsili hastaların her türlü laboratuar tetkiki ve cerrahi tedavi uygulamaları başarıyla gerçekleştiriliyor.

 

Epilepsi Tedavisi Sırasında Dikkat Edilmesi Gerekenler:

 

Epilepsi tedavisinin temeli uygun ilacın (bazen ilaçları) düzenli kullanılmasıdır. Çoğu hastada nöbetlerin nüks nedeni ilacın unutulması veya kesilmesidir. Bundan başka, birçok nedenle kontrolde olan nöbetler tekrar başlayabilmektedir. Nöbeti kolaylaştıran nedenlerin başında uyku düzensizlikleri gelir.

Uykusuzluk hastalarda nöbetleri kolaylaştırıp, uzun süredir baskıda olan nöbetin yaşanmasına neden olabilmektedir. Nöbetleri tetikleyen diğer etkenler arasında alkollü içki kullanımı, nöbet kolaylaştırabilen bazı ilaçları bilgisizlik ve dikkatsizlikle alma, aşırırı yorgunluk ve heyecan halleri sayılabilir. Tedavi sürerken hastanın, nöbetleri kontrolde olsa bile, kullandığı ilaçların çeşitli olası yan etkileri bakımından hekim tarafından belli aralıklarla görülmesi ve bazı kan incelemelerinin yapılması gerekir. Bu izleme sırasında nöbetleri beli bir süreden beri gelmeyen hastada, gerekiyorsa tedavinin sonlandırılmasına yine hekim karar verecektir.

Genellikle ilacın (ilaçların) kesilmesi aylar içinde ve dozu azaltılarak uygulanır. Birden ilaç kesilmelerinde nöbetin nüks etmesi daha sık görülmektedir. Diğer yandan, epilepsisi olan hastalarda ortaya çıkan başka sağlık sorunları sırasında uygulanacak tedavilerin de hastanın epilepsi için kullandığı ilaçlarla uyumlu olmasına dikkat edilmelidir. Doğurganlık çağında olan ve ilaç kullanan epilepsi hastası bayanların hamile kalmadan önce hekimleri ile görüşmeleri, özellikle sakat çocuk doğumlarını en aza indirebilmek ve sağlıklı gebelik sağlamak bakımından zorunludur.

 

Epilepsi Hastaları Meslek Seçimine ve Yaptığı Aktivitelere Dikkat Etmelidir

 

Epilepsili hastaların meslek seçerken ve günlük etkinliklerinde dikkat etmeleri gereken bir dizi önemli nokta vardır. İlkin, nöbetleri geldiğinde kendini ve çevresini tehlikeye düşürebilecek işlerde çalışmamaları gerekir. Riskli işlerin başında hareketli keser, deler, sıkıştıran ve motorla hareketli aletler kullanma, yüksek ve güvensiz yerlerde çalışma gelmektedir. Epilepsili hastaların motorlu araç sürücü belgesi almaları ülkemizde ve bazı ülkelerde engellenmiştir.

Buna karşılık AB ülkelerinin çoğunda ve ABD'de, mevzuat farkları ile bazı epilepsili hastaların kendi araçlarını kullanmaları için sürücü belgesi almalarına olanak tanınmıştır. Hastaların suya dalma ve yüksekte yapılan sporlar gibi, nöbet sırasında hastanın kendini korumasının zor olduğu etkinliklerden ve ağır fiziksel faaliyetlerden kaçınması gerekmektedir. Yüzme, gözetim altında, açılmadan ve kıyıya paralel olarak gerçekleştirilebilir ve epilepsili hastaların uzun süre güneş altında kalmaktan kaçınmaları da yerinde olacaktır. Hastaların banyo yaparken kapıyı kilitlememeleri, küveti doldurarak banyo yapmamaları bu konuda uyulması gereken basit koruyucu önlemlerdir.

 

Kaynak:www.Haber7.com

 

2438
0
0
Yorum Yaz